15 03 2012

Avcı isimli film senaryosunun hikaye formatı

Avcı isimli film senaryosunun hikaye formatı

 

Büyük bir şirketin iki ortağından birin olan babam Zeki Menen ve Salih Özer’in güzel bir ortaklıkları vardır. Bu güzel ortaklık bir gün Salih Özer’in, Zeki Menenin karısıyla yani annemle gizli bir ilişki yaşaması sonucu ortaklıkları tehlikeye girmiştir. Salih, annemden bir çocuk sahibi olur ve bunu babamda gizleyerek çocuğu babamınmış gibi gösterir. Bu sır beş yıl boyunca ikili tarafından korunur, ancak yaptığı hatanın farkında olan annem Belgin Menen sırrını kocasıyla paylaşmaya karar verir.Bu konuyu zamanında gizli aşk yaşadığı Sailh Özerle konuşur ve hiç beklemediği bir tepki alır.Salih, anneme  bunu ortağına söylerse ortaklıklarını biteceğini ve kendisi dahil tüm ailesini öldüreceğini belirtir.Buna rağmen kocasına her şeyi anlatacağını belirten annem, artık Salih için bir tehdit olmuştur.Eğer annem kocasına her şeyi anlatması durumunda Salih’in, babama olan borçlarından dolayı, Salih bütün sevetini kaybetme tehlikesine girmiştir. Salih bu tehlikeyi göze alamaz ve tüm ailemi öldürmek için plan yapar. Bu plan doğrultusunda Salih dört tane profesyonel katil tutar ailemi öldürmesi için. Bu profesyonel katiller işlerinin tam birer ehlidir ve ortalıkta delil bırakmamalarıyla tanınırdı.Katillerin gerçek isimleriyse şöyleydi; Semih Beykozlu,Seyfi Gendere,Tufan Eskici ve Mutlu Sayerdi. Katillerle anlaşan Salih Özer ailemi öldürmesi için bir Pazar günü emir verir ve adamlarda emir doğrultusunda tüm aileyi katletmek için eve baskın yapmaya karar verirler.

Evimize bir Pazar günü baskın yapıldığında ve ilk ölümle burun buruna geldiğimde henüz daha beş yaşındaydım. Aslında herşey güneşli bir pazar gününde gelişmişti. Bir katilin anatomisinin bir günde gelişmesi oldukça garip, birşeydi ama olmuştu.Ben ve ailem herzamanki sıradan pazar kahvaltılarımızdan birini yapıyorduk.Ben, kardeşlerimle oyun oynamak için sabırsızlanıyor,annemse kahvaltıdan sonra diye bizi geçiştiriyordu.Annem ogün olacakları bilse belki ogün bizi erkenden dışarı salardı,ama olmamıştı.Kahvaltımızı yaptıktan sonra,annemden yine izin istemiştim,ama o banyo yapacağımızı söyledi ben ve kardeşlerime. Ogünki dışarı çıkma ümdimiz hayala olmuştu artık bizler için. Kahvaltımızı yaptıktan sonra, annem evin içinde oynayabileceğimizi söyledi bizlere.Babamsa herzamanki gibi pazar keyfi yapıyor elindeki gazete,çay ve sigarasıyla fazla ses yapmamızı söylüyordu.İlk olarak abim ve ablamla saklambaç oynamaya karar verdik.Biraz konuştuktan sonra abimi ebe yapmaya karar vermiştik.Abim saymaya başladı.Ben elbise dolabına saklanırken,kızkardeşimse yatağın altında girmişti.Daha abim sayı saymayı bitirmeden,kapı çaldı ve yüzleri maskeli dört kişi içeri girdi.Henüz beş yaşında olduğum için ne olduğunu anlıyamamıştım.Adamlardan biri koridorda annemi tartaklarken, diğer adamlarda odaları kontrol ediyorlardı.Adamlar odaları ararken çok geçmeden babam ve kardeşlerimi bulmuştu.Babam ne isterlerse vereceğini yeterki kendilerini serbest bırakmalarını söylüyordu.Ama adamların hiç öyle bir niyeti yoktu.Annem dahil herkesi ilk defa böyle dehşet ve korku içine kapılmış bir halde gördüm.Ama nasıl olmasınlar tanımadıkları dört insan evlerine gelmiş ve kendilerini rehin almıştı.Çok geçmeden içlerinden liderleri olan kişi bir çocuğun eksik olduğunu söyledi.Bunun üzerine adamlar beni fıldır fıldır odalarda aramaya başlamışlardı.Bense elbise dolabının içinde saklanıyor ve ne yapacağımı bilmiyordum.Çok geçmeden adamlardan biri dolabın önüne geldi.Kalbim sanki yerinden çıkacakmış gibi hissediyordum.Ama çok geçmeden aklıma birşey gelmişti.Dolabın içinde bulunan ve içi eski elbise dolu olan büyük poşetin içine girdim.Elbiseleride iyice üstüme doğru serdim.Adam gardurobun içini açtığında artık sadece eski elbiseler ve kıyafetlerden başka birşey görmüyordu.Çok geçmeden adam kapıyı kapattı ve bende dışarı çıkma fırsatı bulmuştum. Gardolap  kapağındaki  gözden dışarı baktığımda adamlar iyice işkenceyi artırmışlar ve beni soruyorlardı. Adamlar kardeşlerimede işkence yapıyor ve kardeşlerimde fazla geçmeden evin içinde olduğumu söylüyorlardı adamlara. Adamlarsa madem evin içinde, bizlerde bulamıyoruz,gibisinden konuştuktan sonra evi yakmaya karar vermişlerdi.Bense adamların evi yakacağını duyduğumda çok korktum,ama dışarıyada asla çıkamazdım ve beklemeye başladım.Adamlar ilk anne ve babamı ardındanda kardeşlerimi öldürdüler ellerindeki silahlarla.Bense adamların silahları ateşlediğinde çok ses çıkaracağını ve komşuların duyacağını düşünürken,silahlardan neredeyse hiç ses gelmemişti.Tüm ailemi bir anda gözümün önünde kaybetmiştim ve hiçbirşey yapamamıştım.Buda beni iyice kahrediyordu.Adamlar ailemi katlettikten sonra eve benzin dökerek yaktılar.Çok geçmeden evin hertarafı tutuşmuştu,ne yapacağımı bilmiyordum.Çok geçmeden evin etrafını itfaiye ve polisler kordona almıştı.Bense garduroptan dışarı çıkarken yüzümün yarısını yakmıştım.Çok fazla duman yutmama rağmen yanık yüzümle beraber pencereye kadar ulaşmayı başardım. Pencereden beni kurtarmaksa itfaiyeye düşmüştü. İtfaiye beni hemen ambulansa koymuştu. Ama gözüm köşede evi izleyen ve daha sonra beni izlemeye başlayan dört kişiye dönmüştü. Sonradan anladımki ailemi öldüren dört kişi bu insanlardı. Ambulansa bindikten sonra hastanenin girişine kadar bu insanları görmeye devam ettim. Ama sonra bu insanlar bir anda ortadan kayboldular. Hastaneye yattığımda bir kaç sakinleştirici ve serum yedikten sonra akşama doğru kendime geldim.Odanın ışıkları yanıktı ve koridorda tanımadığım bir adam,birisini beliyordu.Polislerse yangından tek kurtulan ben olduğum için ifade almak için doktordan izin istiyordu.Ama doktor çok yorgun olduğumu belirterek yarın gelmelerini söyledi polislere.Aradan bir kaç saat geçtikten sonra,gece tuvalet ihtiyacı için odamdan kalktım ve koridora doğru yürümeye başladım.Koridorda ağır ağır ilerlerken yangın yerinde gördüğüm adamların beni aradığını görmüştüm.O heyecanla adamlar beni görmeden koşa koşa tuvalete saklanmak için gittim.Tuvalete girerken koridorda bekleyen adamla çarpışmıştım.Adam bana neden bu kadar korktuğumu sordu,bense birşey yok dedim.Ama adamlar tuvalete doğru geldiğini görünce biranda adamın kollarından fırladım ve tuvalete girdim.İçeri girdiğimde sanki korkudan ölecek gibiydim,fakat çok geçmeden kapıda çarptığım adam içeri girdi ve ağzımı kapattı.Adamlar tek tek kapıları çalmaya başladı.Gece olduğı için bütün tuvaletlerden ses gelmiyordu,sıra bizim olduğumuz tuvalete sıra gelmişti.Adamlar kapıyı çaldığında,isminin sonradan Ayaz olduğunu öğrendiğim adam kalın bir ses tonuyla dolu dedi ve kapıdaki adamlar hızla uzaklaşmaya başladı.Herkesler ayrıldıktan sonra Ayaz benle beraber yaşamak isteyip istemediğimi sordu.Bende kimsem olmadığı için evet cevabını verdim.Ayaz beni ormanda bir kulübeye götürdü ve artık burada kendisiyle beraber yaşayacağımı söyledi.Aslında çok zengin bir adam olan Ayazın neden böyle biryerde yaşadığını sordum.Oda bana düşmanlarını burada avladığını söyledi.Bana artık benle yaşayacağı için kimlik çıkartması gerektiğini ve ailemi öldürenlerden intikam almak isteyip istemediğimi sordu.Benden evet cevabını alan Ayaz, ilk başta bana Ayan ismini taktı ve ben büyüyene kadar,av ile avcı arasındaki farkları öğreteceğini söyledi.Bunun için ilk olarak estetik ameliyatı olmam gerektiğini söyledi.İnsanların yanına böyle yaklaşırsam benden korkacağını söyledi.Avcı olmanın ilk kuralınıda avını korkutmamak olduğunu söyledi.Estetik olduktan sonra on sene boyunca havyan avladım ve yaşım onbeşe geldiğinde, Ayaz artık insan öldürmek için hazır olduğumu söyledi.Bunun içinde Ayaz tecavüz ederek,bir kadını öldüren ve yakalanmayan birini seçmişti.Adam önüme bağlı bir şekilde geldiğinde.Ayaz istediğim şekilde öldürebileceğimi söyledi.Ben adamı en çabuk silah öldüreceği için silahı aldım ve adamı tek kurşunla öldürdüm.İlk sınavımda çok zorlanmamıştım.Ama gerçek düşmanlarımla karşılaştığımda elleri bağlı bir adam karşımda bulamıyacağımıda  biliyordum.Ayaz beni yıllarca eğitti ve aradan bir on sene daha geçti.Artık düşmanlarımla yüzleşmenin zamanı gelmişti.

İlk olarak ailemi katleden Seyfi Gendere,Semih Bezkozlu,Tufan Eskici ve Mutlu Sayeri takibe aldık.Daha sonra bu dört ismi bir gece yarısı aynı anda kaçırdık.Bu isimleri bizim ormandaki dağ evine götürüp, mahsene kilitledik. Ama bu isimlerin birbirleriyle ilk başta temas kurmasını engelledik Sonrasındaysa ailemi katleden isim olan Zeki Menen ve ailesine sıra gelmişti. Bunun içinde ailenin kaçırılmasının tehlike olduğunu bildiğimiz için, bu aileyi kendi ayaklarıyla getirmenin daha faydalı olacağını düşündük. Aileninde kendi ayaklarıyla gelmiyeceğini  düşündüğümüzden içimizden birinin aileye sızmasının akıllıca olacağını düşündük. Bu plan içinde Ayazla ben bir plan yaptık. Plan doğrultusunda Ayaz ailenin en küçük kızına arabayla çarpacak ve bende tam bu sırada kızın hayatını kurtaracaktım.Ayaz ve ben planı yaptığımız gibi uygulamaya soktuk.Plan tamda istediğimiz gibi gelişmişti ve kızın hayatını kurtarmıştım.Ailenin içine sızdıktan sonra, aileye kendimi bir işadamı gibi tanıttım. Daha sonra içten içe aileyi işleyip güvenlerini kazandıktan sonra. Bir Pazar günü aileyi dağ evine davet ettim. Ailede davetime seve seve icabet edeceklerini söylediler. Artık planımız için hiçbir engel kalmamıştı ve yıllar önce bir Pazar günü ailemi katledenlerden, yine bir Pazar günü intikam alma fırsatım doğmuştu.

Zeki Menen ve ailesi dağ evine geldiklerinde, onları ilk olarak kapıda karşıladım ve içeriye buyur ettim. Daha sonra ailenin tek tek montlarını alıp portmantoya astıktan sonra, sırayla herkesi odalarına çıkardım. Herkes odasına çıktıktan sonra, planımızın ilk kısmı olarak Zeki Menen ve ailesinin araçlarını ormanda gizli bir yere park ettim ve ilk önce lastikleri daha sonrada arabanın benzin hortumlarını çıkardım. Araçlarla ilgili her şeyi haletlikten sonra, ailenin hiçbirseyden şüphelenmemeleri için hemen eve döndüm. Evde ilk olarak aile için, akşamki yemek hazırlıklarına başladım. Fazla vakit geçmeden yemekler hazır hale gelmişti. Daha sonra herkes için masaya yemek servisi yaptım. Yemeklerimizi yedikten sonra, artık planımızın ikinci kısmına geçmenin zamanı gelmişti. Bunun içinde yemekten sonra herkesin içeceği içkinin içine birer tane sakinleştirici atmanın zamanı gelmişti. Herkesin içeceğine sakinleştirici kattıktan sonra, artık sadece ailenin sızmasını beklemek kalmıştı. Sırayla herkes sakinleştiricinin etkisiyle birer birer bayılamaya başladı. Ailenin bayılmasıyla beraber, ben ve Ayaz aileyi teker teker mahzene kapatmaya başladık. Ailenin uyanması sakinleştiricinin etkisiyle birkaç saati buldu. Ben ve Ayazda av için son hazırlıklara başladık. Av olacaklar için kendilerini korusunlar diye herkese birer silah ve içlerine birer mermiyle beraber, birerde bıçak verdik. Böylece herkese eşit şans ve kurtulma fırsatı sunduk. Mahzendeki sekiz kişi yavaş yavaş uyanmaya başladığında, ilk başta ne olduğu hakkında hiçbir fikirleri yoktu. Ama daha sonra avuçlarının içine bıraktığımız kağıtları okumaya başlayınca, her şey daha açık bir şekilde ortaya çıkmaya başlamıştı. Kağıtları okumaya başladıklarında, hepsinin birer av olduğu, bizlerinse avcı olduğu yazıyordu. En önemlisiyse hepsine günahlarını itiraf edip, polise gitme şansı vermemize rağmen bunu kabul etmemesiydi. Aslında hepside elindeki tek silaha ve mermiye güveniyorlardı. Ama en kötüsüyse ellerindeki tek şansı kullandıklarında başlarına geleceklerden habersiz olmalarıydı. Sonunda mahzendeki kapıyı açtık ve avla, avcının buluşma sırası nihayet gelmişti.

Yazan:Tuncay AKGÖl

119
0
0
Yorum Yaz